ANASAYFA - MULTİMEDİA
2.BÖLÜM


Sitemizde görmek istediginiz bölümleri bize yazin sizinde katkiniz olsun


sihli@msn.com
sihli.net


online trackerziyaretci
son güncelleme 29.08..2010
 

e-mail ve isimsiz mesajlar silinir
KISA MESAJLAŞMA

e-mail ve isimsiz mesajlar silinir  

Belediye ve Dernek
Başkanlarımız


 
 

RADYO
aç-kapa
ezan vakti radyoyu burdan durdurunuz

HER AY BİR KONUK

Konuklarımız

YENİ KONUK

Doç. Dr.
Paşa GÖKTAŞ


ZİYARETCİ DEFTERİ
uzun mesajları buraya yazınız

OKU-- / --YAZ


Esma-ül Hüsna


Sihli Beldesi Alternatif Internet Adresleri
Güncel Sihli
Cenaze ve Haber Duyurulari
Sihli Ilkögretim Okulu
Sihli Sivil Toplum Örgütleri
Sihli Ziyaretci Defteri


Kevser Kültür ve Egitime Hizmet Dernegi tiklayiniz



Alimin Efendisi


copyright © 1998-2010 bütün hakları saklıdır
webmaster - editör
Mehmet BAYKAN




yukarı çık
Ana Sayfa ---/--- Hakkımızda --- /--- İletişim

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ANASAYFA - MENÜ
1. BÖLÜM


BİLİYORMUYDUNUZ

Dünyada ve Türkiye’de ilk Sihli internet sitesi www.sihli.net oldugunu ,

Sihli kasabasinda ilk Görev Sehidinin 1.Belediye Baskani Haci BULUT oldugunu ,

Türkiye’de 3.Bayan belediye Baskani Beldemizin 2.Belediye baskani Rabia BULUT oldugunu ,

Türkiye’de ilk Kur’an Kursu ögreticisi Ibrahim Kizi Hatice KILIÇ-YAGMUR ve Sevim KILIÇ-IZMIRLI’nin oldugunu ,

Sihli belde bsk Haci BULUT’un projesi sonucu Yüzyillik Develi ve köylerinin (hirfanli barajindan) kesintisiz elektrige kavustugunu ,

Almanya’da ilk Doktorumuz Sefer oglu Ünüvar COSKUN oldugunu ,

Develi belde ve köyleri arasinda ilk Dizel elektrikle aydinlanan Sihli Beldesi oldugunu ,

Son dönem Osmanli Mimarisi medresesinin Sihli Hamidiye Medresesi oldugunu ,

Sihli Kasabasi hakkinda ilk nesriyatin Mehmet BAYKAN tarafindan yapildigini ,

Türkiye’de ilk Özel Göz Hastane kurucusu ve bashekimi Dr. Halil AKSU oldugunu ,

Sihli kasabasi hakkinda ilk Tez’in Ilknur TOSUNER-BAFLI tarafindan yazildigini ,

Biliyor muydunuz? * Simdi hepsini bildiniz



EĞİTİM PROFİLİ

 



MAKALELER
Ali Yapar

Yazi Yorum



Eyüp
ÖZÜDOGRU

Ali Yapar

Yazar

Ali YAPAR

bizim
eller

Galip Koçer

Müftümüz

Galip KOÇER

gönül damlası

MISIRDAN SELAM VAR
İLYASCA

Istiklal Marsi
Okuyan Sihlili


Sıla-i Rahim
Seçme Resimler
NOSTALJIK RESIMLER

AVRUPA DA GURBETCİ

Almanya Son Resimler
Avrupadaki hemşerilerimiz

ISLAM TARIHI

ŞIHLIDA BAHAR YAYLA

DEVELİDEN

KAYSERİDEN

ANKARADAN

İSTANBULDAN

ALMANYADAN


Bir Zamanlar

ŞIHLI lı Bir Zamanlar Dedelerimiz


yasal uyari :
sihli@msn.com adresine bildirilmeden, kaynak gösterilmeden
resim ve yazilar alinti yapilamaz

Sihli'nin dünyaya açilan ilk ve tek penceresi
12
Yildir hizmetinizde
bu bir gönül isidir


ankara develi vip pide salonu


MÜTESEBBIS HEMSERILERIMIZDEN KISA HABERLER
UYDUDAN SIHLI
SIHLI SLAYT


CİVAR KÖYLER
Yeniköy - Kale Karaköy
Havadan- (Oluk-Canbaz )
Yol Boyu Köyler
Ayşepınar - Fraktın
Epçe - Ayvazhacı
Yazıbaşı - Hoşca

www.develihaber.com
www.seyrani.com
facebook.com/sihli.net


.................yukarı çık

 

 

 

 

 

www.sihli.net


DR. MUSTAFA KILIÇ;
HAYATI, MÛSİKÎŞİNASLIĞI, ESERLERİ
VE TÜRK DİN MÛSİKÎ ALANINDAKİ HİZMETLERİ

DR. MUSTAFA KILIÇ’IN MUSİKİŞİNASLIĞI
VE MUSİKİ HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

I-Musiki Dr. Mustafa Kılıç İçin Ne İfade Ediyor?
Kendi ifadesiyle: “Musiki hayatın sesidir.” Hiç bir canlının uzak duramayacağı yaşam sesidir. Tarihi, kariyeri, makamı, mevkii ne olursa olsun, her insanın muhatap olduğu, ölçülü, ritimli, ahenkli ses. Dâhil olduğu güzel sanatlar grubunda, insan için en güçlü, en hızlı, en kalıcı etkiye sahip olanıdır.
Mûsikiden uzak durmak zordur. İnsan ve musiki ikilisini iyi tanımak lazımdır. Biri diğerini üretir. Üretilen üreteni büyülüyor, etkiliyor. Bu etki kişinin zihinsel ve duygusal alanlarında yuvalanır. Musikinin güftesi, nağmesi ve ritmi, okuyan ve çevresine değişik karakterde ve tonda iz bırakır. Şahsiyet, karakter, düşünce ve davranış oluşumunda oldukça ve mutlaka etkilidir. Bu etkileşimde öncelikle duygu odakları deprenir. Bu deprenişler hazların çimlenişidir.
İnsanların duygu, düşünce ve akıl faaliyetleri farklı olduğu için hazların kaliteside farklı olur.  Bu farklılık cinsiyet farklılığı ile ilgilidir. Hazların kalite farkı ulvi ve süfli olmak üzere sınırlandırılır. Ve huylar beyindeki irade ve eylem
fonksiyonlarını etkiler ve tetikler.
Ulvi hazlar insanın dünyaya geliş, kalış ve gidiş gayesinde elinden tutup onu yücelten hazlardır. Süfli yani düşük kaliteli hazlar ise öncekinin aksine insanın bu alemde geliş, kalış ve gidiş gayesini uzaklaştıran hazlardır. Süfli hazlarla hazlanan insan süreci görünüşte çalışan, koşan, gülen oynayan, yiyen içen olmakla beraber bu hallerinin sahteliği ve aldatmacası arasında aşağıların aşağısına akar gider. İnsanın kendi kuyusunun kazmasıdır bu. Musikiyi üreten insan, haz enstrümanlarında seçici olmadığı sürece düşük kaliteli hazların esaretinden kurtulamayacaktır. Güzel sanatlarda hele hele mûsikide ulvi hazlar üretmeyi hedeflemelidir insan. Aksi halde süfli hazlar insan da süfli davranışlar oluşturur.  Davranışlar değişik söylem, değişik eylem ve gözlem şeklinde belirir. İşte burada geniş anlamda ahlak ve etik ortaya çıkar. Bu sefer ahlakla süfli huy enstrümanları tartışılmaya başlar. Klasik söylemle: “sanat sanat içindir.”  Buna karşı “sanat toplum içindir”. münazarası başlar.   

 

Vuslat Şarkısı
İnandım, ölüm vuslat, her mutluluk bekada,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam,
Dağdağalar yaşarken bu karışık dünyada,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.
Ana rahminde öldüm doğmak için buraya,
Ölmek; doğumdan evvel, hayat; ölümden sonra.
Kâşâne sanma, döner, dünya ören saraya,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.

Ölümünü dirimi iple çeker sümbülün,
Dolunaylar sönerken, doğan hilal ardından.
Gül dalında ah ü zâr çilesidir bülbülün,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.

Sultanlar hükümdarlar peş peşe girdi yere,
Saltanata yapıştı, sonsuzluk burada sandı.
Gaf üstüne gaf yaptım, tövbe ettim bin kere,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.

Ölümü istemek yasak, dolaşırken fenâda,
Yüklenerek mihneti, başarmak imtihanı,
Rabbıma kavuşurken olsam hamd ü senâda,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.

Kan gölüne çevirdi, şu misafirhâneyi,
Ölümü anlamayıp son verdiğini sanan.
Aldım ebediyeti, sattım şu har hâneyi,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.

Çektim nice çileler, yıllar içinde günler,
Hem güldüm hem ağladım ömrümün diyarında.
Gördüm ölüye ağıt, doğana çok düğünler,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.

Tattım nice ni’meti, çoğu acı, azı boş,
Yutağıma tıkandı açları düşünürken.
Öyle bir yer ki dünya, içi dolu sonu boş,
Bir an evvel ölsem de yaşamaya başlasam.

Dünyada ferahlatan hasret günü gülecek,
Vakt-i hasad gelmeden tarla ekilmek ister.
Telaşlanma arkadaş ecel bir gün gelecek,
Ne kadar geç ölsen de, yaşamaya başlarsın.

Kahraman Milletim
Şahlanmış bir milletin,
Durulur mu önünde!
Elinde dal kılıcı,
Bu şahlanış gününde.

Türk’e gem vurulur mu?
Bu gün zafer günüdür.
Cenk meydanında kükrer,
Savaşlar düğünüdür.

Esaret zincirini,
Takar mı hiç boynuna!
Sokar mı hiç düşmanı,
Vatanın koynuna.

Eriyle kadınıyla,
Siper olmuş vatana.
Helal etmez aşını,
Vatanını satana.

İstiklâle aşıktır,
Doğduğu günden beri.
Yurt sevenin kalbidir,
Kahramanların yeri.

Kurtuluş savaşında,
Şâhittir âlem buna.
Fedâ olsun kanımız,
Şehitlerin uğruna.

Askerime
Dinle oğlum sana diyeceğim var,
Büyüdün de asker oldun unutma!
Seni gören hâinlerin yeri dar,
Şimdi nöbet sana geldi unutma!

Biz hudutta, sen annenle uyudun,
O huzurla yuvamızda büyüdün.
Yirmi üçünde ocağına yürüdün,
Şimdi sıra sana geldi unutma!

Etin kanın bu toprakla beslendi,
Kara kaşın bu toprakla süslendi,
Dedelerin “Hasdur!” diye seslendi,
Şimdi “Hasdur!” , nöbet sende unutma!

Askerimiz, gururumuz, şanımız,
Vatanımız, namusumuz, canımız,
İslam için fedâ olsun kanımız,
Şimdi sıra sana geldi unutma!

Cüneyt demek Mehmetçiktir bunu bil,
Bu şuurla düşmanını süpür, sil,
Cenk meydanı, dinle! Çalsın davul zil,
Cenk türküsü şimdi sen de unutma.

Ne mutlu ki asker oldun evlâdım,
Özleminle gönle doldun evlâdım,
Ün kazandın şeref buldun evlâdım,
Şimdi nöbet sana geldi unutma!

Yerli Malı

Üretelim her şeyi,
Tüketelim Güzelce.
Yerli olsun aşımız,
Dimdik olsun başımız.
İşimiz yerli olsun,
Düşümüz yerli olsun.
Üstün olur üreten,
Sadece tüketenden.
Su, un ve şekerinle,
Yap helvanı elinle.
Kendin pişir kendin ye,
Kendin doku kendin dik.
Satın alma elmayı,
Sen sat ülke dışına.
Kalitede üstün ol,
Yükselmede budur yol.
Çürük yapma halını,
Kimse almaz malını.
Sarıl dört elle işe,
Paran akmasın dışa.
Yabancı vermez sana,
Çok para ister senden.
Satar topu tüfeği,
Bakarsın mermi vermez.
Savaşı kaybedersin,
Yenmeye gücün yetmez.
Yap okulunu oku,
Yap uçağını yüksel.
Paranı verme ele,
Dökme terini sele.
Bu güzel yurdumuzda,
Üretelim el ele.

-------------------TÜM TEZ KİTABINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN